Kayıtlar

Yatırım tavsiyesi

Resim
Memlekette ekonomi kötüye gittikçe, herkes "ekonomist" olur. Bu durum aslında gayet makul bir gerekçeye dayanır: Gelir kaybından endişe duyan vatandaş, elinde avucunda bulunan parayı değerlendirmek, en azından enflasyona yedirmemek ister. Böylece ekonomi haberlerini, döviz kurlarını ve çeşitli ekonomik göstergeleri takip etmeye başlar.  Youtube, son yıllarda ekonomi ile ilgili bilgi alınabilecek mecralardan biri haline geldi. İnsanlar paralarını nasıl değerlendirecekleri ile ilgili bilgiyi buradaki videolardan öğrenmeye çalışıyorlar. Bunun kontrol mekanizması olmayan sosyal medyada yapılması bazen istenmeyen sonuçlar doğursa da, insanlar  yatırım tavsiyesi  almak istiyorlar. Beni bu yazıyı yazmaya teşvik eden şey de, sosyal medyadaki bin bir kafadan çıkan bin bir farklı ekonomi yorumuna sıkça rastlıyor olmam oldu. Bu videoların ortak noktası, herkesin aklındaki soruya cevap sunmaları: Neye yatırım yapayım? Yazının sonunda size kazanç garantili, muhteşem bir yatırım tavsiy...

Yoksulluk

Resim
Bu seferki yazım, aslında hiç yazmak istemediğim bir konu hakkında. Çünkü bu konu, toplum olarak bilsek de bilmek istemediğimiz, görsek de görmek istemediğimiz, kısacası istemediğimiz bir konu: Yoksulluk. Güzel ülkemizi yönetenler, yoksul vatandaşlarımızla alay edercesine, Ay'a yerli ve milli astronotumuzu (veya adına ne koymak istiyorlarsa onu) gönderme hayallerini millete satma peşinde koşarken, bir yanda insanımız umudun bittiği, çarenin tükendiği noktaya geldi: Bundan birkaç gün önce yirmili yaşlarda genç bir çift, çocuklarını komşuya emanet edip, geçinemedikleri nedeniyle evlerinde intihar etti. Halkekmek büfeleri önünde kuyruklar var. İnsanlar çöpten yiyecek bulmaya çalışıyor. Bunun nasıl bir çaresizlik ve tükenmişlik olduğunu tahayyül etmek bile çok zor.  Peki ne oldu da, dünyadaki zenginler paralarını kat be kat büyütürken, bir kesim de aşırı yoksulluk ve hatta açlıkla karşı karşıya kaldı? Öncelikle Covid-19 pandemisinden önceki duruma bir göz atalım.  Ülke ekonomile...

Elon Musk beyaz atlı prens mi, manipülatör mü?

Resim
Teknolojiyi takip edenler, son yıllardaki en önemli girişimcilerden biri olan Elon Musk'ı çok iyi bilirler. Konuyla pek alakası olmayanlar bile ismine aşinadır. Musk, elektrikli araç Tesla , uzay şirketi SpaceX ve " Ay'a Dönüş " yazımda da bahsettiğim uydu internet ağı Starlink gibi pek çok yenilikçi projeye imza attı.  Musk, pek çok açıdan inovasyona önem veren başarılı bir girişimci olmasının yanı sıra, son günlerde başka eylemleriyle gündemde. Kripto paralar, son zamanlardaki çılgın finans dinamiklerinin önemli bir parçası haline geldi. Çok sert fiyat dalgalanmaları yapmakla birlikte özellikle geçtiğimiz sene oldukça değerlendi ve bu artış halen devam ediyor.  Şu anda piyasada yaklaşık 8400 farklı kripto para mevcut.  Bunlardan bir tanesi Dogecoin;  simgesi de sevimli bir köpek. Dogecoin'in kurucusu Jackson Palmer, bu işi boş vaktini değerlendirmek amacıyla hobi olarak yaptığını açıklamış. Gel gelelim Musk'ın bu işteki parmağına. Musk, ocak ayı sonunda Do...

Kreuzberg'in altın dişleri

Resim
İkinci Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmaya çalışan Almanya hükümeti, 1961 yılında Türk hükümetiyle "İşgücü Alımı Anlaşması" imzaladı. Almanya'yı umut kapısı yapan Türk işçiler Sirkeci istasyonunun yolunu tuttular ve meşhur "işçi göçü" başlamış oldu. Hayatlarını kuran, para kazanan, sosyal yaşama adapte olmaya çalışan insanlar zaman içerisinde "Alamancı" olarak anılmaya başlandılar. Bu işçi ailelerin çoğu kalıcı olarak Almanya'ya yerleşti. Artık sadece yaz tatillerinde memleketlerine dönenler arasında, prestij sembolü "manda kasa" Mercedes'leriyle seyahat etmek çok revaçtaydı. O zamanlar Alman hükümetinin uyguladığı sosyal güvenlik politikaları çok kapsayıcıydı. 90'lı yıllara kadar sosyal güvenliğe bütçeden oldukça  büyük paylar ayrıldı. Öyle ki, sosyal güvenlik sistemi insanların yaptırdığı altın diş protezlerine kadar bütün masrafları kuruşu kuruşuna ödüyordu. Bazı uyanık Alamancılar burada bir fırsat gördü. Almanya'da a...

Ağızda hijyen, cihanda hijyen

Resim
      Kara ölüm denen veba salgını 14. yüzyılda başlayıp 19. yüzyıla kadar dalga dalga bütün dünyayı kasıp kavurdu ve yaklaşık 200 milyon insanın ölümüne sebep oldu. Yersinia pestis adlı bakteri kaynaklı bu salgının bitmesi için tek bir şey gerekliydi: Hijyen . Evet, sadece su ve sabun bile vebanın kökünü kurutmaya yetti. Böyle basit önlemlerin, yüzyıllarca etkisini gösteren ve bütün dünyanın hafızasına korkuyla kazınmış ölümcül bir hastalığı sona erdirebilmesi bize önemli mesajlar veriyor. Evet, artık hijyen eksikliği yüzünden kitlesel ölümcül hastalıklara rastlamıyoruz fakat vücudumuzun bakteri bakımından en kalabalık ortamı olan ağzımız ile ilgili bazı ciddi sıkıntılarımız var. "Ağzımızdaki veba diş çürükleridir!" diye biraz nahoş bir tanımlama yapsak herhalde yanlış olmaz.  Dünya Sağlık Örgütü  diş ve dişeti hastalıklarını, yaygınlığı ve tekrarlama sıklığı nedeniyle dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından birisi olarak değerlendirmekte. Diş ve dişeti ha...

Kafamızın içindeki tehlike

Resim
Beynimiz evrim sürecinde çeşitli özellikler kazanmıştır. Yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, bizi biz yapan, "akıllı insan" olmamızı ve rasyonel düşünmeyi sağlayan beynin korteks adı verilen dış kabuk bölgeleri en son evrilen alanlardır. Beynimizin merkezindeki yapılar ise hominid (insansı) atalarımızla ortak olarak sahip olduğumuz yapılardır. İlginçtir ki, yeni doğan bir insan beyninin gelişim süreci de bu evrim süreciyle paralellik gösterir. Yani korteks en son gelişen bölgedir. Alın bölgemizde bulunan, mantıklı düşüncelerimizi oluşturmadan ve dürtülerimizi kontrol etmekten sorumlu prefrontal korteks yaklaşık 20 yaşında tam gelişkinliğe ulaşır. (Yetişkinlerde hoş görülmeyecek bazı dürtüsel davranışların, çocuk ve ergenlerde "gençliğe verilmesi" doğru bir yaklaşımdır.)  Beynin yapısı ve işleyiş mekanizmaları hâlâ tam olarak açıklanamamış olmasına rağmen, bilim bize kafamızın içindekilerle ilgili oldukça ilginç bilgiler sunuyor. Beynin dikkat çekmek istediğim b...

Ölümsüzlük

Resim
Mezopotamya'daki Uruk şehrinin kralı Gılgamış, tanrıların gazabı sonucu yakın arkadaşı Enkidu'nun ölümüne tanıklık eder. Bu olaya çok üzülen ve kendi akıbetiyle ilgili derin bir endişeye kapılan Gılgamış ölümsüzlüğü aramak için çetin bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onu Büyük Tufan'dan kurtulan ve kendisine ölümsüzlük bahşedilmiş olan Utnapiştim'e götürür. Gılgamış burada bazı sınavlara tabi tutulur fakat başarılı olamaz ve kendisine ölümsüzlük bilgisi verilmez. Teselli olarak da, gençlik ve güç veren "yaşam otu"nun yeri söylenir. Gılgamış, bu otu denizin dibinden çıkarır ama dönüş yolunda bir yılan otu yer ve Gılgamış bundan da mahrum kalır. Gılgamış ve Enkidu          Gılgamış'ın bu hazin hikayesine devam edeceğiz ama önce, ölümsüzlük hakkında neler biliyoruz, onlara bir bakalım. Ölümsüzlük konusunda kafa yormuş, Platon başta olmak üzere birçok filozof mevcut. Ölümsüzlük kavram olarak felsefe, mistisizm ve teolojinin ilgi alanlarına giriyor. Yunan, Roma,...