Kayıtlar

evrim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Düşüncenin evrimsel mirası

Resim
  “Carpe diem!” demiş, ünlü ozan Horatius zamanında. Latince olan bu söz güzel dilimize “günü yakala, ânı yaşa, bugünün tadını çıkar” gibi çevrilebilir. Çoğunlukla komşu, akraba gibi otoritelerce veya sosyal medya gibi bilimsel kaynaklarca, geçmişi düşünüp hayıflanan ve gelecekte olacaklardan endişelenen mutsuz, depresif kişilere bilgece bir öğüt olarak verilir. Hemen herkes hayatında bu şekilde bir öğüt almıştır sanırım. Peki mutsuzluğundan kurtulmak için geçmişi ve geleceği düşünmeyi bırakıp günü yakalayan birisiyle hiç tanıştınız mı? Düşünmemek mümkün mü? Cogito, ergo sum Descartes felsefesi gerçeği öznel olarak, düşünerek aramak gerektiğini önerir ve “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözüyle meşhurdur. Bir problem çözmek değil de, kafaya takmak bağlamındaki düşünme eyleminin kendisine baktığımız zaman şimdiyle, anla ilgisi olmadığını kolayca fark ederiz. Bugün ne düşündüğümüzü kendimize sorduğumuzda, cevap çoğunlukla ya geçmişte yaşananlar ya da gelecekteki olasılıklardır. İns...

Evrimsel başarının izinde: 4 sermaye

Resim
Küçük mavi gezegenimizde yaşam yaklaşık 3,8 milyar yıl önce başladı. Tek hücreli canlılardan memelilere kadar, evrim mekanizması bugünkü çeşitliliğin oluşmasını sağladı. Dinozorlar gibi kimi canlılar zamanla yeryüzünden silinirken, öncüllerimiz olan primatlar yaşamlarını sürdürdü. Milyonlarca yıllık evrim sürecinde insansı türler ortaya çıkmaya başladı. Diğer insansıların soyu tükenirken, Homo sapiens diye adlandırılan türümüz ise anavatanı Afrika’dan çıkıp, yaklaşık 100 bin yıl önce bütün dünyaya yayılma başarısını gösterdi. O zamandan günümüze, o kadar başarılı olduk ki, bütün dünyayı hükümdarlığımız altına almakla kalmayıp uzayı, diğer gezegenleri ve yıldızları keşfetmeye başladık. İnsanoğlu, kozmik tarih sahnesinde çok kısa sayılabilecek bir sürede baskın tür haline geldi. Peki, bütün bunlar nasıl oldu? Bu başarının altında yatan temel sebepler neler? Ve daha da önemlisi, bundan nasıl bir ders çıkarabiliriz? Bu yazıda türümüzün evrimsel başarısını referans alarak, günümüz mode...

Ölümsüzlük

Resim
Mezopotamya'daki Uruk şehrinin kralı Gılgamış, tanrıların gazabı sonucu yakın arkadaşı Enkidu'nun ölümüne tanıklık eder. Bu olaya çok üzülen ve kendi akıbetiyle ilgili derin bir endişeye kapılan Gılgamış ölümsüzlüğü aramak için çetin bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onu Büyük Tufan'dan kurtulan ve kendisine ölümsüzlük bahşedilmiş olan Utnapiştim'e götürür. Gılgamış burada bazı sınavlara tabi tutulur fakat başarılı olamaz ve kendisine ölümsüzlük bilgisi verilmez. Teselli olarak da, gençlik ve güç veren "yaşam otu"nun yeri söylenir. Gılgamış, bu otu denizin dibinden çıkarır ama dönüş yolunda bir yılan otu yer ve Gılgamış bundan da mahrum kalır. Gılgamış ve Enkidu          Gılgamış'ın bu hazin hikayesine devam edeceğiz ama önce, ölümsüzlük hakkında neler biliyoruz, onlara bir bakalım. Ölümsüzlük konusunda kafa yormuş, Platon başta olmak üzere birçok filozof mevcut. Ölümsüzlük kavram olarak felsefe, mistisizm ve teolojinin ilgi alanlarına giriyor. Yunan, Roma,...