Kayıtlar

Kuklaların Efendisi

Resim
Devlet ihaleleri alan büyük bir şirket, çok ince planlamalar yaparak yıllar sürecek bir projeyi hayata geçirir. Bir grup askerin beynine çipler yerleştirerek davranışlarını kontrol edecek ve en sonunda bu kişilerden birinin ABD başkanı olmasını sağlayacaklardır. Fakat bu askerlerin gördüğü rüyalar beyin yıkama işleminin tam olarak başarılı olmasını engeller ve planlar suya düşer. 2004 yapımı Mançuryalı Aday filminde işlenen bu konu oldukça ses getirdi. Filmde beynine çip yerleştirilen kişiye, adeta bir kukla gibi, cinayet işlemek de dahil olmak üzere, bilinci dışında istenilen eylemin yaptırılabildiği gösteriliyordu. Peki bu bilimsel olarak mümkün müydü? Genel olarak "zihin kontrolü" olarak adlandırabileceğimiz bu konu oldukça kapsamlı. Komplo teorisyenlerinin de çok sevdiği bir konu olduğundan, hakkında birçok internet yazısı ve kitap bulunabilmekte. Konu çoğunlukla, istihbarat örgütlerinin, cemaatlerin, tarikatların, ideolojik grupların ve ticari şirketlerin faaliyetleri ek...

Antik insan ne düşünüyordu?

Resim
İnsanlık tarihi, bundan yaklaşık 20 yıl önce okuduğum Jared Diamond’un Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabıyla birlikte ilgimi çekmeye başladı. Hatta bu kitap genel olarak tarih algımda bir değişiklik yaratıp, tarihin bilgiden ibaret olmadığı ve asıl önemli olanın doğru yorumlayabilmek olduğunu öğretti. Bugüne kadar, türümüzün tarihiyle ilgili karşılaştığım en çığır açıcı kaynak ise Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıydı. 4-5 yıl önce okuduğum bu kitap ve Harari’nin tespitleri konuyla ilgili düşünce yapımın oldukça gelişmesini sağladı; kafamda oluşan soruların cevaplarını aramaya yönlendirdi. İşte bu sorulardan biri okuduğunuz bu yazıya yol açtı. Önceden belirtmeliyim ki, türümüzün kökeni ve tarihi ile ilgilenenler varsa mutlaka Harari’nin kitabını okusun. Bu yazı tarih öncesi insan yaşamının belli bir evresine odaklanıyor. Tabi ki konunun genel çerçevesini çizmek adına kısaca tarihsel aşamalara değineceğim. Yer vereceğim yorumlar, bugünün bilimsel bilgileriyle çeliş...

Köpekbalıkları ve Tekâmül

Resim
Aslında şu sıralar başka bir konu üzerinde çalışsam da, eski dosyalarımı karıştırırken bulduğum birkaç parça belge beni bu konuyu yazmaya yönlendirdi. Arşivcilik alışkanlığımdan olsa gerek, birçok şeyi saklamışım. Eski dergiler, broşürler, çeşitli bilimsel yayınlar, aldığım notlar gibi basılı materyaller kitaplığın bir köşesinde yıllardır duruyor. Arada bir bunları karıştırmaktan da çok keyif alıyorum. Aynı bugün yaptığım gibi... Üzerinde el yazım bulunan birbirine zımbalanmış ve katlanmış iki dosya kağıdı elime geçti. Arasında ise bir broşür ve kurşun kalem ile çizdiğim bir köpekbalığı resmi. Sene 2001. Tabi hemen eski günler çağrışım yaptı ve hemen hemen tüm ayrıntılar aklıma üşüştü bir anda. Belki hatırlayanlar olur, henüz Google 'ın interneti hakimiyeti altına almadığı zamanlar Yahoo Groups diye bir sanal ortam kurulmuştu (31.01.2020'de forumlar kapatıldı). Kullanıcıların ilgilendikleri konular hakkında yazı, fotoğraf vs. paylaştıkları ortamlardı.  Çevirmeli modemle intern...

Ay'a Dönüş

Resim
Bütün dünya televizyon ve radyoların başında, merakla ve heyecanla neler olup bittiğini öğrenmeye çalışıyordu. İnsanlığın en büyük bilimsel başarılarından ve meydan okumalarından biri gerçekleşmek üzereydi. İlk motorlu uçağın uçuşundan sadece 66 yıl sonra, 20 Temmuz 1969’da Neil Armstrong, Apollo-11 ’in Ay modülü Eagle ’ın merdivenlerinden yavaşça indi ve insanlık tarihinin en meşhur cümlelerinden biri haline gelecek sözlerini kaydetti: “Bir kişi için küçük bir adım, tüm insanlık için devasa bir sıçrayış.” Edwin E. Aldrin  (Apollo-11).  Fotoğrafı çeken ve siperde yansıması görünen ise Neil Armstrong.  NASA Bu hayallerin ötesindeki başarı, iki küresel güç arasındaki uzay yarışının sonu anlamına geliyordu. Uzaydaki birçok ilke imza atmış Sovyetler yarışta havlu attı. Takip eden diğer Apollo görevlerinde toplam 12 insan Ay’da yürüdü. 1972’de son insanlı Ay görevi olan Apollo-17 ’den sonra, başka kimse bir daha  Ay’a ayak basmadı. Apollo Projesi 1975’te s...